Blog

Boşanma Sonrası Çocuklar Kimde Kalacak?

Av. Gonca Egeli

 

Evliliklerinde sorunlar yaşayan bir  çok çift evliliği sona erdirmek, boşanabilmek için başvuruda bulunmaktadır. Boşanmanın hukuki sonuçlarına ilişkin düzenleme  Aile Mahkemeleri tarafından tüm aile fertlerinin menfaatleri gözetilerek gerçekleştirilmektedir.

Genellikle eşler çocuklarının boşanma davası sonrası kiminle yaşayacağı konusunda anlaşamamakta, haklı olarak her iki taraf da  çocuğuyla yaşamaya devam etmek istemektedir. Boşanan eşler, anne ve baba olma vasfını kaybedeceklerini düşünerek endişelenmekte ve hukuken yanlış olan tutumlar sergileyebilmektedirler. Boşanma  davası sadece karı- kocalığı bitirmekte eş ilişkisi sona ermektedir. Boşanma sonucunda annelik ve babalık devam etmekte velayet kendisinde olmasa bile ebeveyn olarak sorumluluklar hukuken devam etmektedir. Bu nedenle mahkemelerce velayet verilmeyen tarafla çocuk arasında kişisel ilişki  düzenlenmekte, çocuğun geçimine ve ihtiyaçlarına katkı sağlaması amacıyla iştirak nafakası ödenmesine hükmedilmektedir. Velayet hangi tarafta olursa olsun çocukla ilgili önemli kararları anne ve baba beraber almak zorundadır. Boşanma sonrası anne ve baba olarak devam etmesi gereken  tüm sorumluluklar kanunen de düzenlenmiştir.

Aile mahkemeleri çocukla anne ve babasının sağlıklı ilişkiler içinde olması yönünde çaba harcamakta,çocuğun tüm haklarını koruyarak  velayeti kötüye kullanan veya sorumluluklarını gerektiği gibi yerine getirmeyen  ebeveynin  velayet hakkını dahi  sona erdirebilmektedir.   Velayet hakkının kötüye kullanılması genellikle ; çocuğun fiziki ve psikolojik gelişimi açısından olumsuz etkiler yaratmak, kötü muamele etmek, huzursuz bir ortamda yaşamaya zorlamak, çocuğu istismar etmek, ebeveynin  çocuk için uygun olmayan  yaşam tarzı,  sorumluluklarını yerine getirmemek  şeklinde özetlenebilir. Velayet hak olması yanında yükümlülüktür. Hak kullanılırken gerekli özenin ve vecibelerin yerine getirilmesi gerekmektedir.  Aksi halde velayet hakkının kullanılması sırasında eski eşler sorunlar yaşayabilmektedir.

Velayeti alan anne veya  babanın eşinden intikam almak amacıyla çocuğunu kullanmak istemesi ve çocuğu göstermeyerek boşandığı eşini cezalandırmaya çalışması sık karşılaştığımız örneklerdendir.Velayet  hakkını kullanan ebeveyn, çocuğunun  babası  veya  annesiyle kişisel ilişkisini engellemesi  halinde  velayet hakkını gerektiği gibi kullanmamış olmakta  sorumluluğunu yerine getirmemiş olmaktadır. Bazı hallerde ise  boşanan anne veya baba boşanma ile eşiyle kestiği tüm bağına çocukları da dahil etmekte çocuklar çok özlemesine rağmen çocuklarıyla görüşmemektedir. Tahmin edileceği üzere bu durum çocuk üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Çocuğa yaratılan tüm  olumsuz durumların  hukuken yaptırımları bulunmaktadır. Bu ve bunun gibi örneklerden de anlaşılacağı üzere Boşanma davalarındaki en önemli husus velayet hususudur.

Velayet  bir hak olması yanında çok ciddi sorumluluktur. Mahkeme hakimi çocuğun veya çocukların hak ve  menfaatlerini en üst düzeyde düşünerek velayet kararını verir. Çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimi, huzuru, yaşayacağı  ortam ,anne ve babanın psikolojik durumu gibi bir çok unsuru detaylarıyla inceleyerek velayet kararı verilmektedir. Velayet kararı verilmeden önce uzman kişilerce  anne ,baba ve çocukla yapılan  görüşme, çocuğun yaşadığı ortamın incelenmesini  içeren  değerlendirme raporu da Aile Mahkemesi  Hakimi tarafından dikkate alınmaktadır. Özetle velayet kararında tek ve en önemli unsur çocuğun menfaatleri  için en uygun olanının tespit edilmesidir. Menfaat ve uygunluk tespit edilirken tüm şartların bir arada olması gerekmektedir. Örnek verecek olursak Tek başına maddi durumun çok iyi olması velayet hakkı için yeterli değildir. Çalışmayan veya daha az gelire ve maddi imkanlara sahip annelerin en büyük korkusu maddi imkansızlık nedeniyle çocuklarının  velayetinin kendilerine verilmeyeceği düşüncesidir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi maddi imkanlar  velayet konusunda tek başına belirleyici değildir. Çocuğun huzuru ihtiyaçları, mutluluğu ön planda tutulur .Maddi imkansızlık , maddi imkanı olan eşin  çocuğun geçimine yapacağı maddi katkı (nafaka)ile giderilmeye çalışılır. Çocuğun maddi ,manevi gereksinimleri, yaşı, huzuru ön planda tutulur. Tüm unsurlar dikkate alınarak velayet hakkında karar verilir. Çocuğun mutlu huzurlu bir ortamda yaşaması sağlanır.

Çocuklarınızla beraber sağlıklı mutlu günler geçirmeniz dileğiyle …