Blog

AYNADA KENDİNİZİ BEĞENMİYOR MUSUNUZ?

DİSMORFOFOBİK MİSİNİZ?

Kaşınıza, burnunuza ya da  kilonuza mı takıntılısınız? Aynalara bakmak size mutluluk yerine acı mı veriyor? Herkes size “güzelsin” derken, siz kendinizi dünyanın en çirkin insanı olarak mı görüyorsunuz? Estetik ameliyatlar rüyalarınızı süslerken, belki de estetik yaptırdığınız burnunuzu ya da dudağınızı hiç beğenmiyor ve defalarca yeniden yaptırıyorsunuz. Üzerinize çöken mutsuzluk bir türlü sizden ayrılmıyor mu?  Konumuz dismorfofobi…

BURNUM…KAŞIM…DUDAĞIM…

Her insanın özellikle de kadınların tutkusudur güzel olmak. Kadınlar güzel olmak ister, seksi ve alımlı görünmeyi arzu ederler. Ancak bazı kadınların bu tutkuları o kadar aşırıdır ki, kadının hayatının merkezinde sadece “güzel” olmak vardır. Bir süre sonra “takıntı” haline gelen bu konu, kadının ya da genç kızın psikolojisini tehdit etmeye başlar. Kaşından, gözkapağından, burnundan,dudağından, göğüslerinden, kalçalarından derken müthiş bir kendine yabancılaşma başlar.

Sorunun temelini oluşturan özgüven eksikliği, kendini fiziksel olarak beğenmeme şeklinde kendisini gösterir. Dismorfofobi  denilen bu psikolojik rahatsızlık, ne kişinin kendisi ne de çevresi tarafından ilk başlarda anlaşılmaz.

DİSMORFOFOBİK KİMDİR?

Ergenlik döneminde sinyallerini veren dismorfofobi, kişinin herhangi bir uzvuna takıntı geliştirmesiyle başlar. Genellikle burun, gözler, yüz şekli, kulaklar, dudaklarla başlayan takıntılara göğüsler, kalçalar, bacaklar eklenir. Dismorfofobisi olan insanlar, estetiysen estetiysen gezerler, operasyonla düzelttikleri organlarını beğenmez ve yeniden yaptırırlar. Fiziksel görünümlerine olan takıntıları o kadar fazladır ki, aynaların karşısından ayrılmadıkları gibi, aynada kesinlikle kendilerini çirkin görürler. Yakınlarına sürekli olarak, çirkin olduklarından yakınırlar. Onlara “ne kadar güzelsin” dediğinizde, sinirlenirler ve anlaşılamamaktan şikayet ederler. Bazı dismorfofobi vakaları, ne yazık ki intaharla sonuçlanabilir. Bu kişilerin mutlaka psikolojik yardım almaları gereklidir.

DİSMORFOFOBİ NEDEN OLUR?

Daha çok kadınlarda görülen bu rahatsızlığın temeli, çocukluk yıllarında yatar. Özellikle babalarından onay görmemiş kız çocukları, aile içi huzursuzluklar, mutsuz ev ortamı gibi faktörlerin bu rahatsızlığı tetiklediği biliniyor. Özgüveni  ve kişisel gelişimi yeterince gelişmemiş kadınlar, sadece fiziksel güzellikleriyle var olacaklarını sandıklarından, bu rahatsızlığın tuzağına düşüveriyorlar.

ÖZGÜVENLİ KADINLAR…

Fizik güzelliğimiz tabi ki önemli ama hayatımızın merkezinde sadece saçımız, burnumuz, dış güzelliğimiz olmamalı. Beynimizin ve kişiliğimizin içi de donanımlı olmalı. Özgüvenimizi fizik güzelliğimiz ve bakımımızla olduğu kadar, yeteneklerimiz, sosyalliğimiz, mesleki başarılarımız, ilişkilerimizdeki mutluluğumuz ve kişisel gelişimlerimizle de beslemeliyiz. Çevremizdeki kişiler, salt bizim fizik güzelliğimizden değil, kişilik özelliklerimizden de haz duyarlar.  Unutmayın ki hiç kimse mükemmel değildir, hayatta mükemmelliği ararsanız yorulursunuz. Siz en iyisi mutluluğun peşinden gidin ve kendinizi kusurlarınızla da sevmeyi öğrenin.